Bankacı

Birgül Durmuş

Bozcaada’da kadının sosyal hayatta daha fazla yer bulabilmesi için çabalayan bir kadın...

Birgül Durmuş, 24 Temmuz 1955 yılında Bozcaada’da dünyaya gelir. Şengül, Diba ve Hasan isimlerinde 3 kardeşi vardır. Yakar Kaptan lakaplı Halil Yakar’ın da yeğenidir.

Birgül Durmuş’un çocukluğu, kaptan olan babasının yolunu gözlemekle geçer. Babası kayığıyla limana yanaştığında, kardeşleri ile birlikte limana koşarak babalarının adaya ne getirdiğine bakarlar.

O zamanlar Türk ve Rum ayrımı henüz adaya ulaşmamıştır, iki toplum iç içe ve samimi bir şekilde yaşamaktadır. Her iki toplumun bayramları da birlikte kutlanmaktadır. Rum bayramlarında tüm çocuklara renkli yumurta ve harçlık, Türk bayramlarında da tüm çocuklara baklava ve harçlık verilen yıllar. Birgül Durmuş da o çocukların arasında... İlk okulu, bugünlerde Ege Otel olarak hizmet veren binada okur. Orta okula geçer.

Orta okuldan sonra Çanakkale Lisesi’ne giden Birgül Hanım, okulda geçirdiği ilk yılın ardından zorlanır, eve geri dönerek babasına bu okulda okumak istemediğini söyler. O sırada Çanakkale’de ilk ticaret lisesi açılır, Birgül Hanım burada okumaya başlar. Yeni açılan bu okulun ilk mezunu olur. Birgül Hanım’ın bundan sonraki hayali turizm okulunda okumaktır. Ancak babası başta bu hayale onay verse de, kızının on parmak daktilo bilmesinden dolayı Ziraat Bankası’nın memur sınavına girmesini ister. Birgül Durmuş babasını kıramaz, sınava girer. 15 aday arasından işe alınan iki kişiden biri de Birgül Hanım’dır. Birgül Durmuş, Bozcaada’da bankacı olur. Bir gün bankaya müfettiş gelir, Birgül Hanım’ın müşterilere “amca,teyze” diye hitap etmesi müfettişin dikkatini çeker, onu uyarır. Birgül Hanım’ın cevabı, en az kendisi kadar samimidir: “Buraya gelen herkes benim aile dostum, akrabam, büyüğüm. Onları yolda gördüğümde amca teyze diyorum, burada nasıl beyefendi, hanımefendi diyeyim?” Cevabı duyan müfettiş, Birgül Durmuş’a hak verir.

Birgül Hanım’ın görevdeki beşinci yılında işe yeni biri başlar, adı Kurtuluş Durmuş’tur. Birgül ve Kurtuluş birbirlerini severler ve 1979 yılında evlenirler. Bir yıl sonra çiftin ilk çocuğu dünyaya gelir, çocuğa her iki dedesinin de adı olduğu için “Hüseyin” adı verilir. Çiftin yıllar sonra bir de kızları olur, ona da “İnci” adını verirler.

Bankacılık yaptığı yıllarda, diğer kadınların bankaya gelerek hesap açmaya çekinmelerinden dolayı evlerine giderek “evde bankacılık” hizmeti vermeye başlar, kadının sosyal hayattaki yerini artırmasına fayda sağlar.

Birgül Durmuş, bankacılıktan emekli olduktan sonra da boş duramaz. Eşinin ailesine ait olan meyhanenin mutfağında kayınvalidesine yardımcı olmak için çalışmaya başlar, işi öğrenir. Durmuş çifti, halen Koreli Restaurant olarak hizmet veren ikinci meyhaneyi de açar. Çiftin ilk çocuğu Hüseyin, üniversiteden mezun olup adaya dönünce yükleri azalır.

Halen boş vakitlerinde Koreli Restaurant’ta mutfak için ön hazırlıklar yapan Birgül Hanım, mutfağa giren sebzeleri de kendi bahçesinde yetiştirmektedir. Lezzetli elleri ve güzelim sesi ile hem adalıların hem de ada ziyaretçilerinin göz bebeğidir.

FOTOĞRAFLAR

NEV'İ ŞAHSINA MÜNHASIR ADALILAR

Bozcaadadaki popüler otel, restoran, cafe ve barları bul...